|
|
|
MERHABA
Nâzım, ne mutlu sana cân ü gönülden, ferah ve emin, «Merhaba,»
diyebildin. Mısraları ile “merhaba” diyebilmekten duyduğu
mutluluğu dile getiriyordu şair Nazım Hikmet. Bugün ben de hayata güzel bir
gülümseme ile bakabilmek adına bu köşeden sizlere “merhaba” diyebilmenin
mutluluğu içerisindeyim. Acaba her gün defalarca kullandığımız “merhaba”
kelimesinin ne anlama geldiğini hiç düşündük mü? “merhaba” Farsça kökenli bir
kelime olup “benden sana(size) zarar gelmez” anlamı taşımaktadır. Sizlere bu
köşeden “merhaba” derken bu güzel kelimenin anlamına biraz daha anlam katmayı
umuyorum. Tıp biliminin babası kabul edilen Hipokrat'ın orijinal ifadesi ile
“primum non secere” yani Türkçe anlamıyla “önce zarar verme” ilkesi hekimliğin
ana kuralı olarak kabul edilir. Şimdi bu iki anlamı örtüştürürsek ve ters
çevirip yeniden okursak “size nasıl yararlı olabilirim?” düşüncesinden hareketle
bu köşedeki yazılarıma başlıyorum. 6 ayını doldurup ilk süt dişleri ile
gülümseyen bebelere merhaba… Anaokulunda taburesine basıp dişlerini
fırçalayan miniminnacık beylere ve hanımlara merhaba... Okuduğu ilk kelimede
aldığı kocaman çikolatasının ardından dişlerini fırçalayan okullulara merhaba…
Yeni trendlerde yeni heyecanlar arayan ve bembeyaz dişlerle gülümseyen genç
hanımlara ve beylere merhaba… Ayşe teyze'ye,Ahmet amca'ya,Mehmet dayı'ya,
Süleyman enişte'ye merhaba… Şimdi hepinize “Merhaba!” Her Pazartesi
beraber olacağımız bu köşeye neden başladık? Hekim, her şeyden önce koruyucu
olmalıdır. Hekimliği kutsal kılan; hastaları tedavi etmeleri değil, onların
hasta olmalarına engel olmalarıdır. Bu koruyucu hekimliğin ilk basamağını ise
bilgilendirme oluşturur. Doğru bilgi doğru yaşamayı öğrenmektir. Uzun ve
kaliteli yaşamanın ve yaşanılan her yaştan zevk almanın sırrı her şeyden önce
bilinçlenmedir. Bir kişinin tedavi edilme sürecine girmesi bir hekimin
karşılaşmak istediği en son durumdur. Asıl amaç kişilerin hasta olmamasını
sağlamak,onlara kaliteli bir yaşam sunmaktır. İlk okulda öğrendiğimiz ilk
şeylerden biri sindirimin ağızda başladığıdır. Ağız sağlığımızdaki kimi olumsuz
değişiklikler sindirim sistemimizi de etkiler. Bu ağız sağlığımızla, iç
organlarımız arasındaki ilişkiye basit bir örnektir. Bu ilişki tek taraflı
olmayıp, genel sağlığımızdaki bozukluklardaki ilk haberci de çoğu zaman ağzımız
olabilmektedir. Çağımızın en önemli hastalıklarından biri kabul edilen AIDS'in
ilk belirtilerinden birini ağızda göstermesi bunun en çarpıcı örneğidir. Bu
nedenle sağlıklı bir ağzın,sağlıklı bir bünyeye sahip olmamızdaki büyük rolü
asla yadsınmamalıdır ve genel sağlıkla ağız sağlığının birbirinden ayrılamaz,bir
bütünün parçaları olduğu göz ardı edilmemelidir. Sağlıklı dişler yalnızca
sevimli bir gülümseme değildir. Estetik bir unsur olmanın yanında sağlıklı bir
kalp, böbrekler, mide ve pek çok organımız demektir. Ağız, vücudumuzun dışa
açılan kapılarından biridir. Evimizin kapısı ne kadar temiz olursa evimizin de
içi o kadar temiz olur. Bu kural vücudumuz için de geçerlidir. Bu köşede,
diş hekimliği hakkında bilmek istediğiniz her türlü konuya değinmenin yanı sıra
yanlış bilinenler ve hiç bilinmeyenler üzerinde duracağım
|
|